Death Note Türkiye

Death Note Türkiye

Death Note Türkiye, Death note İndir, Death Note Fan, L, Kira, Death Note Altyazı, Death Note Fansub
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

 

DEATH NOTE ~ ALTERNATİF DÜNYA

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj
E.Amca
Üye
Üye
avatar

Erkek
Yaş : 29 Kayıt tarihi : 08/04/11 Mesaj Sayısı : 9 Nerden : İş/Hobiler :

MesajKonu: DEATH NOTE ~ ALTERNATİF DÜNYA   Cuma Nis. 08, 2011 2:07 am

Death Note Genel :: Death Note Büfe :: Death Note Anket adresindeki sorudan esinlenilmiştir Smile)
DEFTERİ ~LIGHT~ DEĞİL DE ~L~ BULSA NE OLURDU?


En son E.Amca tarafından C.tesi Nis. 09, 2011 9:13 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
E.Amca
Üye
Üye
avatar

Erkek
Yaş : 29 Kayıt tarihi : 08/04/11 Mesaj Sayısı : 9 Nerden : İş/Hobiler :

MesajKonu: Geri: DEATH NOTE ~ ALTERNATİF DÜNYA   Cuma Nis. 08, 2011 2:12 am

Lütfen bu başlık altına mesaj atmayın ki hikâye bölünmesin. Yorum yazmak isterseniz DEATH NOTE - ALTERNATİF DÜNYA - YORUMLAR adlı bir başlık açıp paylaşabilirsiniz. Smile

Bu DEATH NOTE - ALTERNATİF DÜNYA! BAŞKA YERDE YOKK!! Very Happy


En son E.Amca tarafından C.tesi Nis. 09, 2011 9:14 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
E.Amca
Üye
Üye
avatar

Erkek
Yaş : 29 Kayıt tarihi : 08/04/11 Mesaj Sayısı : 9 Nerden : İş/Hobiler :

MesajKonu: Geri: DEATH NOTE ~ ALTERNATİF DÜNYA   C.tesi Nis. 09, 2011 6:46 pm

1.BÖLÜM ~ YENİDEN DOĞUŞ (1.Parça)

ORMAN İÇİNDE ESKİ BİR KULÜBE

Saat 15:30 civarıydı. Gün ışıkları, tahtalarla kapatılmış pencerelerden içeri sızarak, karanlık ve tozlu odayı aydınlatıyordu. Odanın ortasındaki eski, yuvarlak masanın etrafında oturan üç kişinin yüzleri yine de karanlıktan seçilemiyordu. "Köşeye sıkıştık..." dedi dirseklerini masaya dayamış, ellerini çenesinin altında kavuşturmuş, uzun saçlı adam umutsuzca. "Artık gidecek yerimiz kalmadı..."
Onun solunda oturan adam, arkadaşını umutsuzluktan kurtarma düşüncesiyle konuştu: "Hayır, öyle değil Lind! Her şeye yeniden başlayabiliriz!"
Lind'in sağında oturan adam da arkadaşını destekleyerek, "Clark haklı Lind... Şuan bulunduğumuz yer bizim başlangıç noktamız olmalı. Şuan L bizim nerde olduğumuzu biliyor olamaz."
Lind: "Buraya gelene kadar 4 vasıta değiştik. Her şeyimizi yitirdik. Planımız başarısız oldu. Hâlâ umut olduğunu mu düşünüyorsunuz?" derin bir nefes alıp verdi ve konuşmasına devam etti. "Belki de teslim olmalıyız artık..."
Clark: "Lind! Bizi buraya kadar getirdin. Şimdi nasıl teslim olmaktan bahsedersin! Üstelik teslim olursan direkt idam cezasına çarptırılacağını biliyorsun! Ve tabi biz de ömür boyu hapse mahkûm ediliriz."
Lind: "Biliyorum. Ahh... Nerden girdik bu işe! L'i çok küçümsedik. Ama dediğiniz gibi, yapabileceklerimizi gözden geçirip yeni bir plan yapmalıyız. Ancak bu kez doğrudan L'e saldırmalıyız!"
Clark: L'e saldırmak mı? Ona izimizi kaybettirmek için bir plan yaparız sanıyordum!
Lind: Biz ne kadar kaçmaya çalıştıysak, L bizi o kadar sıkıştırdı! Hatırlasana, L'in takip ettiği cep telefonundan seninle konuşarak, buluşma yerimizi ve saatini söylemiştim. Böylece L bizim gerçtekten orada o saatte buluşacağımızı sanacaktı. L dikkatini oraya vermişken biz de burdan önceki buluşma yerinde biraraya gelip şehirden kaçacaktık. Ama L bizim bunu yapacağımızı anlayıp, benim resmimi polise verip bizi bir uyuşturucu mafyasının üst kademe adamlarından biriymişiz gibi ihbar etmişti. Şehrin çıkışında polis bizi durdurunca ne olduğunu anlayabilmiştik ancak. L'nin bizim bulunduğumuz noktayı bu şekilde tespit etmesi, polisi polisin bile haberi olmadan kullanmış olması... Clark, sen polisin dikkatini dağıtmasan, Edmund da bunu fırsat bilip o polisin elinden silahını almasa, kaçıp buraya sığınamazdık."
Clark: "Evet. Arabalı takipte polise izimizi kaybettirmemizi de Edmund'a borçluyuz."
Edmund: "Önemli değil. Polisi atlatmak zor olmadı zaten..."
Lind: Her neyse. Neticede L'den kaçarak bir yere varamıyoruz. 4 kez vasıta değiştirdik ama L'nin burayı bile bulması an meselesiymiş gibi hissediyorum. Bu yüzden artık kaçmayacağız. Benim de adım Lind Tailor'sa, L'yi bulup yok edeceğim!"

L'İN OFİSİ

Watari L'ye yeni kahvesini getirirken, L'in her an verebileceği bir emri hemen anlayabilmek için, bilgisayardan gelen sesi dinliyordu: Bu yüzden artık kaçmayacağız. Benim de adım Lind Tailor'sa, L'yi bulup yok edeceğim!
Pek konuşkan olmayan Watari, L'i kutlamak için kendini tutamadı.
Watari: "Gerçekten harika bir işti. Ajanlar kulübeye baskın yapmak için emir bekliyorlar."
L kambur oturmuş şekilde, Watari'nin getirdiği kahveleri alırken başını bilgisayar ekranından ayırmadan Watari'ye cevap verdi:
L: "Çok iyi. Polis Lind Tailor'un yerini bulduktan sonra FBI onları uzaktan izleme işini çok iyi başardı. Watari, FBI'ya uyuşturucu mafyasının 2.adamı olarak Lind'in fotoğrafını polise vermesini söylemiştik. FBI artık Lind hakkındaki istihbaratın yanlış olduğunu polise söyleyebilir."
Watari: Büroyu hemen arıyorum.

Watari FBI bürosunu aramak üzere telefonun yanına giderken, L'nin gözü yanındaki kara deftere takıldı. Kahvesini yudumlarken de gözleri defterin üzerindeydi ve aklından çocukça şeyler geçiyordu.
"Bu defter... Birinin böyle bir şaka için bu kadar emek harcaması ne kadar ilginç. Hah... Ne kaybederim ki?"
Elindeki kahve fincanını yere bırakıp, deftere uzandı ve bir ucundan defteri tuttu. Diğer eliyle, sanki defter her an yırtılabilirmiş gibi defterin ilk sayfasını açtı.
"- Death Note'a ismi yazılan insan ölür. İsmi yazıldıktan sonra 40 saniye sonra ölüm nedeni, ölüm nedeninden 6 dakika 40 saniye sonra detaylar yazılabilir.
- Death Note'u kullanan biri, öldüreceği insanın yüzünü görmüş olmalıdır. Aynı isimdeki diğer kişiler bu şekilde etkilenmezler.
"
L eline bilgisayarın yanında duran dolma kalemi aldı, defteri dizine dayayarak, içinden de "gerçekten bu saçma şakaya alet olduğum için kendimden utanmalıyım..." diye geçirerek kendine gülerken, defterin ilk sayfasına yazdı:

"LIND L. TAILOR, 15:53'te dışarıdaki FBI ajanlarının çıkardığı bir sesi duyar. Kafasından artık her şeyin bittiği geçmektedir. Arkadaşlarına "Buraya kadarmış" der, silahını masanın üstüne bırakır ve ellerini havaya kaldırarak dışarı çıkar. Dışarıda FBI ajanlarına suçunu bağırarak itiraf eder ve itirafı bittiğinde, FBI ajanları komutanlarının emriyle kendilerini gösterirler. LIND L.TAILOR ise heyecanlanarak, 16:00:00'da kalp krizi geçirir ve saniyeler içinde ölür."

L hâlâ bu yaptığına inanamıyordu. İçinden "İşte ölüm detayları... Hadi bakalım" diyerek yine kendine güldü. Saate baktı. Saat 15:52'den 15:53'e geçtikten 2 saniye sonra bilgisayardan bir FBI ajanının sesi geldi: "Kahretsin! Bastığım dalın sesi umarım kulübeye gitmemiştir." L'in içini bir heyecan dalgası sardı! Tesadüf olabilir miydi? Biraz sonra kulübeden de bir ses geldi. Bu Lind'in sesiydi: "Buraya kadarmış..." L'in şaşkınlığı 2 kat arttı! "Bu... Bu defter... Gerçek olabilir mi? N..Nasıl olur?"

KULÜBE

Clark: "Ne? Ne demek her şey bitti? Biraz önce plan yapmaktan bahsediyorduk! Lind nereye gidiyorsun?"

Lind kendinden geçmiş gibi davranıyordu. Kafasının içinden o kadar çok düşünce geçiyordu ki, Clark ve Edmund'un konuştuklarını duyamıyordu bile. Dışarıdan dal kırılmasının sesini duyduğunda her şeyin bittiğine kanaat getirmişti. Eğer L burayı da bulduysa, artık kaçacak hiçbir yer yoktu! Yapacak hiçbir şey... Dışarı çıkacak ve suçunu itiraf edecekti. Kapıyı açtı ve dışarı çıktı. Etrafta kimse görünmüyor olsa da Lind, orda onu bekleyen polis, FBI ajanları ya da bizzat L'nin olduğundan adı gibi emindi. Yüksek sesle bağırarak konuşmaya başladığında, Clark ve Edmund ne olduğuna bir anlam vermeye çalışıyorlardı.
Lind: "Evet! Ben yaptım! Üzerinde çalıştığım ilacı test etmem gerekiyordu ama insanlar üzerinde deney yapmak yasaktı! Ben de o üç kişiyi denek olarak kullandım. Başarısız olmuştum! İlaç başarılı olamadı ve üçü de acılar içinde öldüler. Ama kimse izimi bulamadı. Öldürmek için çok temiz bir silahtı ve fark edilmesi imkânsızdı! Bundan sonra çalışmalarıma gizli devam etmeliydim. Bu yüzden bu ilacın malzemelerini yüklü miktarda yeniden temin ettikten sonra, FBI henüz izimi bulamamışken bu ilacı geliştirdiğimi anlamanıza imkân verecek herkesi bu ilaçla öldürerek ortadan kaldırdım! Önceleri bunu halka açıklamadınız ve soruşturmayı gizli yürüttünüz. Polisle birlikte operasyon yürüterek halk arasında biyolojik terör korkusuna ve paniğe yol açmasını istemediniz. Bunu farkettiğimde FBI'nın bana ulaşmak için kullanacağı yolları aramaya koyuldum. FBI bana daha yaklaşamadan, bana ulaşabileceğiniz 4 kişiyi daha öldürdüm. Ancak FBI'nın dosyayı kapatmasına ramak kalmışken L ortaya çıktı! Çok kısa sürede en yakın ekip arkadaşlarımdan birine ulaşmayı başardığında, ben, Clark ve Edmund, onu öldürme kararı aldık." Lind'in kalbi git gide daha hızlı çarpıyordu..

L'İN OFİSİ
"Evet! Hepsini ben yaptım!" L'in gözleri fal taşı gibi açılmıştı! Her şey deftere yazıldığı gibi oluyordu! Saat 15:59'du. Lind'in itirafı artık ölüm cezasına çarptırılmasına yeterliydi. Ama deftere yazılan her şey oluyorsa, FBI ajanlarına operasyon emrini L vermeliydi. Eğer FBI ajanları operasyonu başlatmazlarsa, defterde yazanlar gerçek olamayacaktı. L bu emri saat 16:00:00'ı geçinceye kadar vermemeye kararlıydı ve bunu düşünmek içini o an rahatlattıysa da, kulübedeki ajanların ekip liderinin sesini duyunca panik olmaktan kendini alamadı: "Bu kadar itiraf yeterli, hepsini kayıt altına aldık. Operasyon başlasın!" L panik halinde saate baktı, saat 15:59:49'du. Elini bilgisayara uzatıp ajanları durdurmak isterken eli kahve fincanına takıldı ve fincan yere döküldü. L hemen düğmeye basarak operasyonu durdurma emri vermek istedi ama iş işten geçmişti ve FBI ajanları Lind'in karşısına bir anda çıkıvermişlerdi bile! Clark ve Edmund şaşkınlık içinde arkadan kaçmaya çalıştılar ama FBI ajanları her yeri sarmıştı. L'nin gözleri saatindeydi: 56... "Yere çök Lind!" 57... "Çök!" 58... "Edmund kıpırdama!" 59... "Çökün yere!" 00!

L gözlerini ekrana dikmişti! 01... Lind korkuyla gözlerini fal taşı gibi açıp bir şeyler söylemek ister gibi bakıyordu ama sesi çıkmıyordu. 02... Dengesini kaybedip yere düştü. 03... Yerde çırpınıyordu. L olanlara inanamıyordu! Bu defter gerçek olabilir miydi? L bu anlamsız düşünceyi hemen kafasından silmeye çalıştı. Öyle ya, FBI ajanının çıkardığı ses gerçekten bir tesadüf olabilirdi. Lind de bu sesi duyarak ümitsizliğe kapılabilirdi. Zaten L'in bu kulübeyi bile bulacağından şüphe etmiyor muydu? Artık kaçacak yeri olmadığını anladığından "Buraya kadarmış" dedi. Birkaç dakika önce zaten itiraf etmeyi de düşündüğünden, dışarı çıkıp itirafını yaptı. FBI ekibinin lideri de bu itirafı yeterli görünce sabırsız davranıp, L'in emrini beklemeyerek, operasyonu başlattı. Zaten oldukça gergin olan Lind de kalp krizi geçirdi. Bütün bunların deftere uygun gelişmesi elbette sadece tesadüf olabilirdi! Ama... Ya değilse? L kendini rahatlatmak için kendine nedenler bulsa da, içindeki bu şüpheyi atabilmiş değildi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
DEATHNOTE_L
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 10/01/09 Mesaj Sayısı : 571 Nerden : İSTANBUL İş/Hobiler : resim çizmek_anime_rock-metal-gothic müzik

MesajKonu: Geri: DEATH NOTE ~ ALTERNATİF DÜNYA   Perş. Nis. 14, 2011 1:40 pm

Vay, güzel olmuş. Very Happy
_________________
Ey karanlıklar içinde kaybolmuş zavallı gölge
Herkesin canını yakıp, yukardan bakarsın
Günahlar içinde boğulmuş bir karmanın ruhu
Birkez de ölmeyi dener misin?

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
E.Amca
Üye
Üye
avatar

Erkek
Yaş : 29 Kayıt tarihi : 08/04/11 Mesaj Sayısı : 9 Nerden : İş/Hobiler :

MesajKonu: Geri: DEATH NOTE ~ ALTERNATİF DÜNYA   Cuma Nis. 15, 2011 4:13 am

1.BÖLÜM ~ YENİDEN DOĞUŞ (2.Parça)

Ertesi Gün 06:23... L'nin Ofisi

L koltuğun üstüne çömelmiş gibi otururken, aklını kurcalayan soruların düne göre gitgide daha çok arttığını farkediyodu. Sağ elinin baş parmağını dudaklarına dayamış, sol elini de dizinin üstüne koymuş, karşısındaki masanın üstünde duran deftere bakıyordu düşünceler içinde...

.. "Bu defter gerçek olabilir mi?"
..... "İnsan hayatı sadece böyle basit bir deftere bakarak alınabilir mi?"
......... "Ben dün kendi ellerimle bir cinayet mi işledim? Yoksa tesadüf müydü?"

L'in kafasından arka arkaya düzensizce geçen bu sorular, suçlulukla merak arasında gidip gelen duygularının ürünüydü. Bunu farkına vardığında kafasını dağıtmak için ayağa kalktı. Odanın küçük penceresine gidip pencereyi açtı. Elleri cebinde, hafif kambur duruşuyla dışarı bakarken, serin havanın aklını biraz daha toplamasını umuyordu. Kısa süre içinde yine düşünmeye başladı:

"Dün olanlar tesadüf müydü? Bunu, bir deney daha yapmadan bilemem. İki ihtimal var."
"Eğer dün yaşananlar tesadüfse, olması zor bir ihtimalle bir ölüm tasarlayabilirim ve ölüm gerçekleşmediğinde bu düşündüklerime güler geçerim..."
"Eğer defterin gücü gerçekse, zaten öleceğinden emin olduğum biri üzerinde bu defteri deneyebilirim. Demek ki her halükarda defteri denemem gerekiyor."
"Hayır! Eğer defter gerçekse, defterde yazana göre şinigamiler (ölüm melekleri) gerçek olmalı ve bir ölüm meleğinin 39 gün içinde benimle iletişim kurması gerek. O halde hiçkimseyi öldürmeme gerek kalmadan yaklaşık 1 ay boyunca bekleyebilirim. Bir ölüm meleği görürsem defter gerçektir, görmezsem defteri çöpe atabilirim."

L, merakıyla mantığı arasında, mantıklı olanı yapmaya karar verirken, kapı sesiyle irkildi. Watari, uykudan uyanmış ve pijamalarıyla L'nin ofisine girmişti.

L: "Üzgünüm Watari. Seni uyandırmak istememiştim."
Watari: (Tebessüm ederek) "Hâlâ defterin gerçek olduğunu mu düşünüyorsun?"
L: "Aslına bakarsan gerçek olup olmadığını, 38 gün geçmeden bilemeyeceğimi düşünüyorum."
Watari: "Aslında işine karışmak istemem. Ama neden bir kez daha denemiyorsun?"
L: "Çünkü eğer bu defter gerçekse, yaptığım şey suç olurdu."
Watari: "L, eğer bu defter gerçekse bu çok büyük bir şey olmaz mıydı?"
L: "Kesinlikle... Samimi olmam gerekirse, kendimi suçlu hissediyorum Watari. Ben gerçekten mahkemeye çıkmamış birini mi öldürdüm? Buna inanmamak istiyorum. Ama ben bu defteri ofise gelirken tesadüfen yolda, yerde buldum. Ben değil de bir başkası da bulabilirdi. Bu durum, başka defterler de olma ihtimalini düşündürmüyor değil."
Watari: "O halde defterin gerçek olup olmadığını bir an önce anlamamız gerekmez mi?"
L: "Gerekir. İdam mahkumu biri üzerinde bu defteri deneyebilirim. Bu cinayet sayılmayabilir belki. Aslında sayılır. Her halükarda birini öldürmüş oluyorum. Bu bakış açısına göre değişir. Watari, ben sadece defteri bir kez daha denersem bunu gerçekten mantığımla mı yaptım, yoksa içimdeki merak ve suçlulukla kendime bahaneler üreterek mi deneme kararı verdim, bunu anlamaya çalışıyorum."

L biraz düşündükten sonra, daha fazla düşünmenin gereği olmadığı kanısına vardı. Döngüye girmişti ama iyi veya kötü bir karar vermesi gerekiyordu. Böyle önemli bir keşif için, idam edilecek birini feda edebilirdi. Edebilir miydi? Her neyse.. Edecekti!

Bilgisayarının başına gidip, cezalı suçluların idam saatlerine, adlarına ve resimlerine baktı. İdamı en yakın zamanda olanı seçti. İdam bu gece gerçekleşecekti. L defteri alıp yazmaya başladı. İdamda kullanılacak elektrikli sandalye bozulacak, bu yüzden idam ertelenecekti ama suçlu yarım saat sonra hücresinde, beyin kanamasından ölecekti.

Defterde yazan ölüm zamanının geçmesinin üstünden 1 saat geçtikten sonra L bilgisayarından suçlunun durumuna baktı. Suçlunun ölümü gerçekten de kayıtlara, ölüm defterinde yazdığı gibi geçmişti... L artık defterin gerçek olduğuna emindi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
DEATHNOTE_L
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 10/01/09 Mesaj Sayısı : 571 Nerden : İSTANBUL İş/Hobiler : resim çizmek_anime_rock-metal-gothic müzik

MesajKonu: Geri: DEATH NOTE ~ ALTERNATİF DÜNYA   Cuma Nis. 15, 2011 1:09 pm

Güzel gidiyor. Başka karakterlerde katmalısın bence *-*
_________________
Ey karanlıklar içinde kaybolmuş zavallı gölge
Herkesin canını yakıp, yukardan bakarsın
Günahlar içinde boğulmuş bir karmanın ruhu
Birkez de ölmeyi dener misin?

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
E.Amca
Üye
Üye
avatar

Erkek
Yaş : 29 Kayıt tarihi : 08/04/11 Mesaj Sayısı : 9 Nerden : İş/Hobiler :

MesajKonu: Geri: DEATH NOTE ~ ALTERNATİF DÜNYA   Cuma Nis. 15, 2011 7:08 pm

Evett.. Aslında Ryuk fln gelecek L'le konuşacak fln ama oraları uzatmak istemiyorum akıl oyunlarına Light'la mücadelelerine geçmek istiyorum direkt o yüzden bu kadar iç hesaplaşmalara girmemeye karar verdim Smile)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
DEATHNOTE_L
Süper Moderatör
Süper Moderatör
avatar

Kadın
Yaş : 24 Kayıt tarihi : 10/01/09 Mesaj Sayısı : 571 Nerden : İSTANBUL İş/Hobiler : resim çizmek_anime_rock-metal-gothic müzik

MesajKonu: Geri: DEATH NOTE ~ ALTERNATİF DÜNYA   Perş. Nis. 21, 2011 12:02 pm

Bilmem artık ille de bizzat Death Note'daki karakterlere bağlı kalmamalısın bence. farklı karakterler de yaratabilirsin. ^^
_________________
Ey karanlıklar içinde kaybolmuş zavallı gölge
Herkesin canını yakıp, yukardan bakarsın
Günahlar içinde boğulmuş bir karmanın ruhu
Birkez de ölmeyi dener misin?

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
E.Amca
Üye
Üye
avatar

Erkek
Yaş : 29 Kayıt tarihi : 08/04/11 Mesaj Sayısı : 9 Nerden : İş/Hobiler :

MesajKonu: Geri: DEATH NOTE ~ ALTERNATİF DÜNYA   Perş. Nis. 21, 2011 6:51 pm

L bu defterin, çok büyük bir silah olduğunu ve insanlık için büyük tehdit oluşturacağını düşünüyordu. Bu yüzden defteri yok etmeyi düşündü. Öyle ya da böyle L hiçbir şekilde insanları öldürme özelliğine sahip bu defteri kullanmayacaktı. Defteri saklamak da, bir gün defterin bulunması ihtimalinden başka bir şey sağlamayacaktı.

Watari: "Gerçekten bu defteri saklamak istemediğine emin misin?"
L: "Evet Watari. Bu defterin ölümden başka getirisi yok... Tek endişem, bu defterden dünya üzerinde başka bir tane daha olması. Ama ikinci defteri bu defter yoluyla bulmamızın zaten bir yolu yok. O halde defteri saklamanın da bir anlamı yok."
Watari: "Sanırım haklısın..." dedi tebessüm ederek. L'nin yerinde başka biri olsa kim bilir defteri nasıl kullanırdı diye geçirdi içinden...

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
E.Amca
Üye
Üye
avatar

Erkek
Yaş : 29 Kayıt tarihi : 08/04/11 Mesaj Sayısı : 9 Nerden : İş/Hobiler :

MesajKonu: Geri: DEATH NOTE ~ ALTERNATİF DÜNYA   Cuma Nis. 22, 2011 3:47 am

2 Yıl Sonra... L'in Ofisi / Amerika

L bilgisayarı başında, ilgisini çekebilecek olayları inceliyordu. Dikkatini, ilginç bir olay çekti. Amerika'daki 4 FBI ajanı bir anda ortadan kaybolmuştu ve FBI olayı takip ediyordu. 4 ajan da aynı büroda çalışıyorlardı ama ortadan kaybolmalarına neden olabilecek, görünürde hiçbir neden yoktu. Ajanlar aktif bir gizli görevde de değildiler. Olay 2 gün önce yaşanmıştı ve FBI ajanların nerede olabileceğiyle ilgili hiçbir ipucu bulamamıştı. Bu ilginç olay, L'in merakını çekmeyi başarmıştı.

Watari'yi, davayı araştıran FBI bürosuna göndererek FBI ile temasa geçti ve bu davaya yardım edeceğini söyledi. FBI bunu kabul ederek L'i araştırmaya dahil etti.

Olay Manhattan'da yaşanmıştı. L, ajanların hayatları hakkında bilgi edinmekle işe başladı ama dikkatini çeken bir şeye rastlayamadı. Yalnızca kaybolan ajanlardan birinin, olaydan 2 gün önce iş yerinden, rahatsızlandığı gerekçesiyle iznini kullanarak ayrıldığı, ama ertesi gün işe yine normal şekilde döndüğü bilgisi dikkatini çekti. Kaybolan ajanlarla ilgili L'in dikkatini en çok çeken bu olay hakkındaki şüphesini ortadan kaldırmak için L, bu ajanın o hafta içindeki telefon kayıtlarını özellikle incelemeye aldı.

L bu ajanın izin aldığı günkü aramaları üzerinde özellikle durdu ve bütün numaraların kimliklerini ve hayatlarıyla ilgili istihbari verilerini alarak inceledi. Bu aramalardan biri, Kaliforniya Eyaleti'inde, Golden Gate Köprüsü yakınlarındaki bir telefon kulübesinden gelmişti. Aranan yerin bir telefon kulübesi olması, telefon numarası üzerinden takibin tıkanma noktasıydı.

L, FBI'dan o telefon kulübesini gören tüm kameraların, bu arama zamanındaki kayıtlarını bulmalarını istedi. FBI araştırmayı zaten bu noktaya kadar getirmişti ve bu kamera kayıtlarına ulaşmaya çalışmıştı ama orada telefon kulübesini gören tek bir kamera vardı ve bu kamera da küçük bir işletmeye aitti. Bu işletme de çok fazla bellek alanı kaplamaması için görüntüleri sık sık siliyordu. Ancak bu telefon kulübesine giden yakın yollardaki kameralar içinde dört tanesinde kayıt mevcuttu.

FBI elbette dört kaydı da incelemişti ve 21 şüpheli tespit ederek araştırmaya başlamıştı ama hepsi normal bir yaşama sahip sıradan kişiler gibi görünüyorlardı. Bu kayıtları L de inceledi ama FBI'ın gözünden kaçan bir noktayı farketti. 21 kişiden 1 tanesi, görüntüde cep telefonuyla konuşarak sokaktan geçiyordu ama ağız hareketlerini inceleyerek ne konuştuğunu analiz eden L, adamın ilginç sözler söylediğini gördü: "Şuan sana söylediğim şeyler yalan! Kesinlikle bu konu hakkında kesin bir yorum yapılamaz. Hiçbir şey bilmediğimi biliyorum."

Adam cep telefonuna bir cümle söylüyor, bir süre bekliyor, sonra diğer cümleyi söylüyor, yine bekliyor ve son cümleyi söyleyerek telefonu kapatıyordu. Bu şekilde yalnızca bu üç cümleyi kurmuştu ama cümlelerle ilgili gariplik, üç cümlenin de paradoks içermesiydi:
~Şuan sana söyleyeceğim şeyler yalan! cümlesi eğer doğruysa, kendisinin yalan olduğunu anlatan bir cümleydi. Eğer "söyleyeceğim şeyler yalan" sözü yalansa bu, "söyleyeceğim şeyler yalan değil, doğru!" anlamına gelirdi. Cümleyi kuranın doğru mu yoksa yalan mı söylediği bilinemiyordu.
~Kesinlikle bu konu hakkında kesin bir yorum yapılamaz cümlesinde, bu konu hakkında kesin bir yorumun, kesinlikle yapılamayacağı yorumu yapılıyordu. Eğer kesinlikle yorum yapılamıyorsa, bu cümledeki yorum da yapılamamalıydı.
~Hiçbir şey bilmediğimi biliyorum cümlesinde ise hiçbir şey bilmediğini iddia eden kişinin aslında hiçbir şey bilmediğini biliyor olması bir paradokstu.

L FBI'dan bu 21 şüpheli hakkındaki tüm bilgilerin kendisine gönderilmesini istediyse de, özellikle bu paradoks adam üzerinde şüphelerini yoğunlaştırmıştı. Adamın kimlik bilgileri L'in elindeydi. L FBI'dan bu adamın telefonda kiminle konuştuğu bilgisini istedi. FBI 21 şüpheliden biri olan bu adamın kiminle konuştuğunu önceden tespit etmeye çalışmıştı ama o saatte bu adamın üstüne kayıtlı cep telefonundan herhangi bir arama kaydı yoktu. Bu durum elbette FBI'ın da dikkatini çekmişti. Adam ya gerçekten telefonla konuşmuyordu, ya da kendi adına kayıtlı olmayan bir hattan arama yapmıştı. FBI L'e, adama hangi hattan kimi aradığını sormak üzere 5 dakika önce bir ajan gönderdiklerini söyledi. L kafasında durumu analiz etmeye çalıştı.

~~Eğer bu adam başka biri üzerine kayıtlı bir hattan birini aradıysa, bu paradoks cümleleri arka arkaya söylemesinin nedeni ne olabilirdi? Bu cümleler birer şifre olabilirdi. Eğer bu adam FBI ajanlarının kaybolmasıyla ilgiliyse, telefon kulübesinden arama yapmadan önce, ajanları ortadan kaybedecek olan ekip arkadaşlarına operasyonu başlatacak şifreli talimatlar veriyor olmalıydı.
~~~~Bu durumda FBI ajanları ona 2 gün önce kiminle konuştuğunu sorduklarında tatmin edici bir cevap alamayacaklardı. Ama adam FBI ajanlarını karşısında görünce panikleyebilir ve ajanlar gittikten sonra, birlikte çalıştığı kişilerle iletişime geçmeye çalışabilirdi. FBI bu iletişim çabasını takip ederse, sırrı büyük ölçüde aydınlatmış olacaktı.
~~Eğer adam telefonda hiçkimseyle konuşmuyorsa ya hastalıklı bir adamdı ya da kamera görüntüsünün alındığını farkındaydı ve bunu bilerek yapıyordu. Yine de FBI ajanlarının bu adamı sıkıştırmaları adamın panik olmasına neden olabilir ve açık vermesini sağlayabilirdi...

L, bu adamın büyük olasılıkla davanın çözümündeki kilit adam olduğunu, bu yüzden ona sorular soracak ajanların bu adamı çok sıkıştırarak paniklemesini sağlamalarını ve daha sonra adamın diğer ekip arkadaşlarıyla iletişime geçmeye çalışması sırasında takip edilerek, kimlerle nasıl iletişim kurduğunun saptanması gerektiğini söyledi.

FBI bürosundaki ajan da zaten planın bu olduğunu söyleyerek L'i, sözleriyle olmasa da, ses tonuyla tersledi. L ise ona "Sizinle çalışmaktan büyük zevk aldığımı söylemek isterim bay Alexander" diyerek, zekasını tebrik etti.

Ancak 15 dakika kadar sonra gelen habere Jacop da L de şaşırdılar. Görevli ajanlar paradoks adamla konuşmuşlardı ama edindikleri bilgi, olayın aslında kaybolan ajanlarla doğrudan bir ilgisi olmadığını gösteriyordu:

Ajanlar paradoks adamla konuştuklarında paradoks adam bu olaylarla hiçbir ilgisi olmadığını söylemişti. Kendisine 2 gün önce bir adam gelerek, bir telefon vermişti. Bu gizemli adam, paradoks adama bir telefon vererek, kameranın kaydettiği yolda yürümesini istemişti. Adam yolda yürürken kendisini bu telefondan arayacağını ve bazı cümleler söyleyeceğini, onun da bu cümleleri tekrarlamasını istediğini söylemişti. Bunun karşılığında da ona 2.500 dolar vereceğini söylemişti.

Paradoks adam, bu gizemli adamdan telefonu alarak, kameranın kaydettiği yola girmişti. Telefonu çalmıştı ve telefondaki adam, paradoks cümleleri sırasıyla söylemişti. Paradoks adam da bu cümleleri tekrarlamıştı. Adam yürüyerek kameranın görüş alanından çıktıktan sonra da bu gizemli adam gelerek telefonu ondan geri almıştı ve söz verdiği gibi 3.500 doları paradoks adama vermişti.

L ve Jakob burada saçmalıklar olduğunu düşündüler. Bu adam neden 3.500 dolar karşılığında hiç tanımadığı bir adamdan böyle ilginç bir teklifi kabul etmişti ki? Hangi dünyada yaşıyordu bu adam?! Ama dinlemeye devam ettikçe, paradoks adamın 3.500 dolarlık önemli bir borcu olduğunu öğrendiler. O halde bu gizemli adam, paradoks adamı takip etmiş ve borcundan haberdar olmuş biri olmalıydı. Yine de paradoks adamın hala bu işin içinde olma ihtimali yüksekti. Ama asıl olayın kompleks yapısı sonradan ortaya çıkmıştı.

Gizemli adam, paradoks adama 3.500 doları verdikten sonra, kendisine birkaç gün sonra polislerin geleceğini ve neden bu telefon konuşmasını yaptığını soracağını söylemişti. Bu olduğunda polislere her şeyin doğrusunu anlatmasında hiçbir sakınca olmadığını, yalnız polislere bir kart vermesini istediğini söylemişti.

Paradoks adam kartı ajanlara verdiğinde ajanlar hemen kartın bir fotoğrafını çekerek Jakob'a gönderdiler ve kartı alıp paradoks adamın yanından ayrıldılar -ayrılmış gibi yaparak onu uzaktan takibe aldılar- ve Jakob da kartta yazan ilginç notu hemen L ile paylaştı. Kartta, anlamsız, birkaç satırlık bir metin vardı. Ancak metnin her satırının ilk harfi okunduğunda, L için anlamlı olacak bir cümle ortaya çıkıyordu:

" Bul beni L "

...devam edecek...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content





MesajKonu: Geri: DEATH NOTE ~ ALTERNATİF DÜNYA   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

DEATH NOTE ~ ALTERNATİF DÜNYA

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Death Note Türkiye :: Konu Dışı :: Forum Oyunları -